Biyoloji Anabilim DallarıBotanikGenel

Bitki Büyüme Hormonları

Bitkilerde Büyümeye Etki Eden Hormonlar

Bitki Büyüme Hormonları

Bitki büyüme hormonları, bitkilerde büyümeyi hızlandıran difüz edebilen hormonlara bitki büyüme hormonları denir. Oksinler, gibberellinler, sitokinler, absisik asit ve etilen bitki büyümesinde etkili olanlardır.

Oksinler(Auxin)

  • Stimulatör grubu bitki hormonları içinde en önemlilerinden biridir. Bitki dokularında çok az miktarlarda bulunur.
  • Bitkilerden doğal oksin’in ilk olarak izolasyonu, agar, jel gibi uygun ortam içine, bitki dokularından meydana gelen difüzyonuyla sağlanmıştır.
Oksinin Fizyolojik Etkileri
  1. Hücre büyümesini uyarır.
  2. Fototropizmayı kontrol eder.
  3. Geotropizmayı kontrol eder.
  4. Kök oluşumunu hızlandırır.
  5. Yaprak ve meyve dökümünü kontrol eder.
  6. Tomurcuk inhibisyonu ve apikal dominansi olur.
  7. Tohumsuz meyve oluşumuna (partenokarpi) neden olur.
  8. Doku farklılaşmasını sağlar.

Gibberellinler

  • Bitki büyüme hormonları olan gibberellinler daha çok gövde de az miktarda da kökte uzamayı sağlayan diğer büyüme düzenleyicileri gibberellinlerdir.
  • Japonya’da çeltiklerde görülenince, uzun görüntü ve ürün düşüklüğü bakanae hastalığı etmeninin Gibberella fujikuroi adlı mantar olduğu ve salgısının (gibberellin) boyuna uzamayı arttırdığı anlaşılmıştır.
  • Yüksek bitkilerde de yaygın olarak rastlanan bu maddelere gibberellin ve gibberellik asit denmekle birlikte ikinci isim daha yaygın olarak kullanılmakta ve GA simgesiyle tanımlanmakta ve GA simgesiyle tanımlanmaktadır.
  • Bunlar apikal tomurcuklar da yer alan genç yaprakcıklar da ve kök uçlarında oluşurlar, ksliem ve floem aracılığıyla bitkinin diğer organlarına taşınırlar.

Gibberellinlerin yönlendirdiği fizyolojik olayları şu şekilde sıralamak mümkündür.

  • Genetik cüceliğin engellenmesi
  • Çimlenmenin denetlenmesi
  • Partenokarpi
  • Fotoperiyot ve vernelizasyon gereksinimdeki etkileri
  • Gövde uzamasında ışığın olumsuz etkisinin kaldırılması
Gibberellinlerin Fizyolojik Etkileri
  1. Cüce bitki gövdelerinde büyümeyi stimule eder.
  2. Işığın gövde büyümesi üzerindeki inhibitör ekisini tersine çevirir.
  3. Dormansi’nin kaldırılmasını sağlar.
  4. Partenokarpik meyve oluşumuna neden olur.
  5. Bitki gelişimini kontrol eder.
  6. Çiçeklenmeye neden olur.
  7. Tohum çimlenmesini stimule eder.

Sitokininler

Protein ve RNA parçalanmasını engelleyen, Hücrelerde su bilançosunun düzenlediği kadar bölünme ve büyümeyi de denetleyen, bu özelliği ile meyve büyümesinde önem kazanan, membran geçirgenliği seçici olarak değiştirebilen bitki büyüme düzenleyicileri sitokinin adı altında incelenmektedir.

Soyutlanan ilk doğal sitokinin ham mısır tanelerin de bulunduğu için zeatin adını almıştır. Doğal sitokinin tamamı izopentenil adeninin türevleridir.

Kinetin de (furfurilaminopurin) bitki tarafından sentezlenmediği halde sitokinine benzer etki göstermektedir.

Etkileri

  • Hücre bölünmesi için uyarıcı görev yapar. Tohumun çimlenmesi ve hücre farklılaşmasında görevlidir.
  • İkinci meristemlerin aktif hale gelmesi ve gövdenin alt kısımlarında köklerin oluşmasında görevlidir.
  • Yaprak ölümlerinin gecikmesinde görevlidir.
  • Oksinin aksine yanal tomurcukların gelişimini sağlar.
  • Besin elementlerinin taşınmasında ekilidir.
  • Işık, su, besin  gibi diğer faktörlerle birlikte kloroplast sentezini arttırır.
Sitokininlerin Yönlendirdiği Fizyolojik Olayları Şu şekilde Sıralamak Mümkündür.
  1. Hücre bölünmesi
  2. Hücre büyümesi
  3. Gövde oluşumu ve büyümesi
  4. Apikal dominansi
  5. Klorofil parçalanması ve yaprakta yaşlanma
  6. Asimilatların taşınması

Bitki Büyüme Hormonları – İnhibitörler

1. İnhibitör- Absisik Asit (ABA)

Yapraklarda mineral madde eksikliği, su fazlalığı, yaralanma, kuralık gibi stres koşullarında ABA düzeyi artmakta bitkinin bu koşullara direnci sağlanmaktadır. Olgun yapraklarda sentezlenerek petiol yoluyla floem iletim demetlerinde, bir miktarda ksilemden taşınır.

Absisik asidin yönlendirdiği fizyolojik olayları şu şekilde sıralamak mümkündür.

  1. Su stresinin giderilmesi
  2. Tohumda dormansi
  3. Tomurcukta Dormansi
  4. Absisyon
Absisik Asidin Yönlendirdiği Fizyolojik Olaylar
1. Su Stresinin Giderilmesi
  • Suyun yetersizliği halinde gözeneklerin(stoma) kapanarak transpirasyonun durdurulması, su kayıplarını en az düzeye indirecektir. Bu koşullarda stoma hücrelerinde ABA artmasına paralel olarak nişastanın da arttığı, buna karşılık Kun komşu hücrelere geçmesiyle osmotik basıncın düştüğü, turgor halinin ortadan kalkarak gözeneklerin kapandığı gözlenmektedir.
2.Tohumda Dormansi
  • Absisik asitle diğer büyüme düzen düzenleyicileri arasında denge tohumun çimlenme ve dormansi süreçlerini denetlemektedir. Tohumların çoğunda rastlanan dormansi, bitkinin uygun ortam koşullarında yetişmesine olanak sağlamakta, bu devrede diğer büyüme düzenleyicilerine göre ABA baskın durumda bulunmaktadır.
3.Tomurcukta Dormansi
  • Çok yıllık bitkiler vegetasyon periyodu içindeki bir dönemi dinlenerek geçirirler, çoğunlukla yaz sonu ve ilkbaharda sona eren bu dönemde tomurcuklar uyku (dormant) halindedir.
4.Absisyon
  • Yaprak, çiçek, meyve gibi organların dökülmesi konusunda yapılan çalışmalar tam açıklık kazanmamış olmakla birlikte bu konuda ABA’in sorumlu bulunduğu kimi noktaların varlığı konusunda ipuçları belirlenmiştir.

2.İnhibitör-Etilen

Bitki büyüme hormonları olan etilenden diğer bitki büyüme düzenleyicileri kadar geniş bir morfogenetik etki göstermemekle birlikte meyve olgunlaşması ve absisyonun denetimi gibi yaşlanmayı artırıcı etkisiyle önem kazanmaktadır.

Yaşlanmış (sağlıklı) ve hastalıklı dokularda yoğun olmak üzere tüm dokularda sentezlenebilen, gaz halde, doğal bir metabolizma ürünüdür.

Etilen bitkiler dünyasındaki gaz formunda olan tek hormondur. Basit bir hidrokarbon gaz olan etilen bir amino asit olan methioninden, yine bir aminoasit olan ACC(1-aminocyclo propane-1-carboxylicacid) yolu ile meydana gelir.

Etilenin bitkilerde belli organ ve dokularda belirli fizyolojik koşullarda meydana gelmiş olması ve meydana geldiği dokularda ve özellikle meyve olgunlaşmasında etkin olabileceği anlaşıldıktan sonra etilenin bir hormon olarak sayılabileceği görüşü kuvvetlenmiş ve botanikçi fizyologların çalışmalarına konu olmuştur.

Etilen normal sıcaklık derecelerinde gaz olarak bulunmaktadır. Bundan dolayı etilen ” gaz halinde bir bitki hormonu” olarak tanımlanır.

Doğal olarak solunum klimakteriği bulunmayan limon ve portakal gibi meyvelere dışarıdan etilen uygulanması, solunumu stimule edilmesinde etkilidir. Etilen ile meyve olgunlaşmasının hızlandırılması, muz ve turunçgillerin depolanması ve pazarlanmasında büyük bir ticari önem taşır.

Etilenin Fizyolojik Etkileri
  • Çimlenme
  • Çiçeklenme artışı
  • Yaprak açılımı
  • Dormansi
  • Absisyon ve meyve olgunlaşması
  • Meyve gelişmesi
  • Meyvelerde nişastanın şekere dönüşmesinde rol oynar.

Kaynak

  1. Shigenaga AM, Argueso CT (Ağustos 2016). “Hepsine hükmedecek hormon yok: Bitkilerin patojenlere tepkileri sırasında bitki hormonlarının etkileşimleri”. Hücre ve Gelişim Biyolojisi Seminerleri
  2. Jackson, MB (1985). “Etilen ve Bitkilerin Toprağa Su Basması ve Batmaya Karşı Tepkileri”. Bitki Fizyolojisinin Yıllık İncelemesi
  3. “Jasmonat: bitkilerde pek çok rolü olan bir oksipin sinyali”. Bitki Hormonları. Vitaminler ve Hormonlar.

İzzethan Öztop

Lisans : Moleküler Biyoloji ve Genetik/ Moleküler Biyolog ve Webmaster/ Aynı zamanda bir makale yazarı

İlgili Makaleler

Bir cevap yazın

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu